​Web sitesi yüksek çözünürlüğü nedeniyle telefonlara uyumlu değildir; daha iyi bir sonuç için lütfen bilgisayarınızda kullanınız!

 Timeline

Ebû'l-Berekât el-Bağdâdî

1068 - 1152

12. yüzyılda yaşamış eleştirel filozof ve tabip

Açıklama :

Kutlu Okan. "Ebû'l-Berekât el-Bağdâdî".  İslam Düşünce Atlası. https://www.islamdusunceatlasi.org
  • Shlomo Pines. Studies in Abu’l-Barakat al-Baghdadi: Physics and Metaphysics. Jerusalem: The Hebrew University Magnes Press, 2000.
  • Kutlu Okan. “Ebu’l-Berekat el-Bağdadi'nin Bilgi Teorisi”. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: Marmara Üniversitesi, 2015.
  • Mustafa Çağrıcı. “Ebu’l-Berekat el-Bağdadi''. DİA. c. 10. İstanbul: TDV, 1994: 300–309.

İsim

Ebû'l-Berekât el-Bağdâdî

Tam isim

Ebû'l-Berekât Evhâdüzzaman Hibetullah b. Ali b. Melkâ el-Bağdâdî

Kısa Tanıtım

12. yüzyılda yaşamış eleştirel filozof ve tabip

Doğum Tarihi, Doğum Yeri, Ölüm Tarihi, Ölüm Yeri

d. 460/1068, Beled

ö. 547/1152, Bağdat

Hocaları

Ebu’l-Hasan Said b. Hibetullah

Öğrencileri

İbn Fadlân

İbnü’n-Nakkâş

İbnü’d-Dehhân

Saîd b. Mübârek

İshak b. İbrahim

Ekol Mensubiyeti

Meşşâî

Yeni Eflatunculuk

Etkilendiği İsim ve Ekoller

İbn Sînâ

Yahyâ en-Nahvî

Gazzâlî

Etkilediği İsim ve Ekoller

Fahreddîn Râzî

Şihabuddin Sühreverdî

Şehrezûrî

Molla Sadrâ

Abdullatif el-Bağdâdî

Nasîruddin Tûsî

Îcî

Seyyid Şerif Cürcânî

Davud Kayserî

Devvânî

İbn Sehlân es-Sâvî

Zahiruddin Beyhaki

İbn Kemmûne

İbn Teymiyye

Jean Buridan

Albert of Saxony

Hayatı

Yahudi bir aileye doğan Ebû'l-Berekât Bağdat’ta yetişmiş ve iyi bir tıp eğitimi almıştır. Felsefe eğitimini kendi gayretleriyle tamamladığı anlaşılmaktadır. Kendisi, filozofların eserlerinden ziyade kainat kitabını incelediğini ifade etmektedir. Uzun yaşadığı gibi geç yaşında Müslüman olan Ebû'l-Berekât; Sultan Mahmud, Müktefî liemrillah, I. Seyfeddin Gazi, Müstazid Biemrillah gibi sultanların hizmetinde bulunmuştur. Yaşadığı dönemde Aristo’dan büyük bir filozof olduğunu düşünenler olsa da gururlu ve bencilliği nedeniyle sevilmediği için kendisine pek çok hiciv yazılmıştır.

 

Öğretisi

Ebû'l-Berekât’ın felsefî sistemi, tevarüs ettiği felsefî ve kelâmî geleneğin kritik bir okumaya tabi tutulması ve tercih edilen görüşlerin temellendirilmesi şeklinde kurulmuştur. Muteber adlı eserini mantık, fizik ve metafizik olarak üç bölüme ayırmaktadır. Mantık hususunda Meşşâî felsefeye bağlı kalmıştır. Mantık esas itibariyle bilinenden bilinmeyene gitmenin metodolojisi olduğu için lafız ile ilgili bahislerin mantık kitaplarından çıkarılması ve nahiv eserlerine yerleştirilmesi gerektiğini ifade eder.

Ebû'l-Berekât’ın fiziği ve metafiziği, insanın ilksel olarak idrak ettiğini düşündüğü üç temel kavram üzerine şekillenir: Benlik, varlık ve zaman. Ebû'l-Berekât’ın sistemi felsefi olarak apaçık tasavvur edilen bu kavramların akli çıkarım süreçlerine tercihi şeklinde karakterize edilebilir. Zamanın apaçık ve a priori olarak tasavvur edildiğini ortaya koyduktan sonra zamanı hareketin değil varlığın ölçüsü olarak tanımlar. Böylece ‘zaman’ Aristo’dan kendisine kadar felsefî gelenek içerisinde ilk defa farklı bir şekilde tanımlanmıştır. Cisimlerin temel niteliği olan hareketin de zaman ile tanımlanması gerektiğini düşünmektedir. Tanrı dâhil tüm varlıklar zamana tabidir ve dolayısıyla âlem ezelîdir. Sudûr teorisini reddetmekte ise de klasik bir yoktan yaratılış teorisi geliştirmemiştir. Sıfatlara sahip ve tikelleri bilen bir Tanrı tasavvuruna sahiptir. Böylece Tanrı’dan sudûr eden tek bir akıl söz konusu değildir; bilakis Tanrı kendi katındaki suretler vasıtasıyla tüm akılları yaratmıştır. Gezegenlerin ve yıldızların hiyerarşisinde Faal Akıl bulunmamakta, tüm sabit yıldızlarda göksel nefisler bulunmakta ve ay-altı âlemdeki oluş-bozuluşun nedeni olmaktadırlar. İnsan nefisleri de esasen bu yıldızların eserleridirler. Bu sebeple insanların nefisleri arasında mahiyet birliği yoktur, her insan nefsinin bir grubu ve belirli bir sebebi vardır, ulaşmak istediği ve arzuladığı yer orasıdır ve ölümden sonra oraya dönecektir.

İnsan fiziksel bedeni itibariyle unsurların karışımı ve cisimsel olmayan bu nefsten meydana gelmiştir. İdrak edici nefs doğrudan nesnesinin herhangi bir iç ve dış duyuları kullanmaksızın idrak eder. İç ve dış duyular birer aletten ibarettirler ve onlarda herhangi bir idrak gerçekleşmez. Görme hakkında Eflâtuncu yayılma teorisini savunur. Nefs, idrak ettiği nesnelerin suretlerini kendine ait bir alemde saklar ve dilediği zaman idrak eder. Aklî suretlerin saklandığı bir diğer âlem haricinde benzer bir şekilde suretlerin Tanrı katında bulunduğu bir âlem bulunmaktadır. Tanrı bu suretler vasıtasıyla yaratmaktadır. Dolayısıyla maddî âlem ile aklî âlem arasında cismani suretlerin bulunduğu bir nefs alemi de bulunmaktadır.

Fiziksel nesnelerde kasrî meyil konusunda modern güç ve ivme kavramına benzer bir teori savunmaktadır. Önermelerin maddelerinde vehmî olanları kabul ettiği için boşluğu kabul ederken mekanın sonlu olmasını zorunlu görmez.

 

Öne Çıkan Eserleri

  • Kitabu’l-Muteber. (Telif) Ebû’l-Berekât Bağdâdî. ed. Yusuf Mahmud. Katar: Daru’l-Hikme, 2012.
  • Mahiyeti’l-Akl. (Risale) Ebû’l-Berekât Bağdâdî. ed. Yusuf Mahmud. Katar: Daru’l-Hikme, 2012.