​Web sitesi yüksek çözünürlüğü nedeniyle telefonlara uyumlu değildir; daha iyi bir sonuç için lütfen bilgisayarınızda kullanınız!

 Timeline

Hâfız-ı Şirazî

1326 - 1390

Gazelleriyle ünlü İran şairi

Açıklama :

Turgay Şafak. "Hâfız-ı Şirazî". İslam Düşünce Atlası. https://www.islamdusunceatlasi.org
  • Tahsin Yazıcı. “Hâfız-ı Şîrâzî”. İstanbul: TDVİAC. 15, 1989. 103-106.
  • Hafız Şirazi. Hafız Divanı. Çev. Abdülbaki Gölpınarlı. İstanbul: İş Bankası Kültür yayınları, 2013.
  • Taki Purnamdaryan. Gom-şode-i Leb-i Derya. Tahran: İntişarat-ı Sohen, 1381, hş.
  • Mehmet Taha Ayar. "Hâfız-ı Şirazî'nin bazı gazellerine şerh tekniği açısından Sûdî ve Konevî‟nin yaklaşım tarzları". Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. İstanbul: İstanbul Üniversitesi, 2007.
  • Turgay Şafak. "Cevrî Çelebî’ye Nispet Edilen Hâfız-ı Şirazi Gazeli Şerhi, Mukaddime". Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 6 (2012), C. III: 51-69.
  • Hafız Şirazi. Hafız Divanı. Çev. Hicabi Kırlangıç. Ankara: Hece, 2015.

İsim

Hâfız-ı Şirazî

Tam isim

Hâce Muhammed Şemseddin Hâfız-ı Şirazî

Kısa Tanıtım

Gazelleriyle ünlü İran şairi

Doğum Tarihi, Doğum Yeri, Ölüm Tarihi, Ölüm Yeri

d. 726-727/ 1325-1326, Şiraz

ö. 1389-1390, Şiraz

Hocaları

Mevlana Şemseddin Muhammed Şirazi

Kıvamüddin Abdullah

Etkilendiği İsim ve Ekoller

Hâcû-yi Kirmani

Selman Sâveci

Sa’di Şirazi

Etkilediği İsim ve ekoller

Kemal Hocendi

Bisati-yi Semerkandi

İletişim ve etkileşimde bulunduğu isimler

Ebû İshak İncû

Şah Şücâ

Şah Mansur Celayiri

Kadı Azdüddin Abdurrahman İncû

Hayatı

Şirazda dünyaya gelmiştir. Babası Bahaüddin ticaretle uğraşmaktaydı ve Salgur atabeyliği zamanında İsfahan’dan Şiraza göç etmişti. Babasının vefatında küçük bir çocuktu. Küçük yaşta fırında çalıştı ve hamur yoğurmakla meşgul oldu. Bu sırada okuma arzusu galebe çaldı ve Mevlana Şemseddin Abdullah Şirazi’den dersler aldı. Dönemin önemli ilmi eserleri olan Zemahşeri’nin Keşşâfını, Mutarrizî’nin tefsir ve misbah’ı, Beydavi’nin tevâli’ü’l evnarını, Kubuddin Razî’nin şerh-i metâli’, Sekkaki’nin mantık ve Miftahü’l ulum adlı eserlerini okudu.  Hayatına dair ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Devletşâh tezkiresinde ondan nâdire-i zamane; Molla Câmî Nefahatü’l Üns’te Lisanü’l Gayb ve Tercümanü’l Esrar adlarıyla zikretmiştir. Hafız gazelde Hâcû-yi Kirmami’yi takip etmiş ve Hâcû’nun Şirazda bulunduğu dönemde kendisi ile görüşmüştür. Etkilendiği diğer şairler Selman-ı Saveci, Sadi Şirazi, İmâd Fakih, ve Evhadî’dir. Şiirlerinde dönemin bazı emir ve hükümdarların adını zikretmiş ve onları methetmiştir. Bunlar arasında Ebû İshak İncû, Şah Şucâ ve Şah Mansur sayılabilir. Dönemin Bağdat hâkimi olan Celâyir Sultanları ile de irtibat halindeydi.  Hafız hâmisi vezir Kıvamuddin’in Şah Şucâ tarafından öldürülmesinden sonra Yezd hâkimi olan Hâce Celâleddin Turan Şah’a sığındı. Yezd’de umduğunu bulamayan Hâfız Şiraz’a geri döndü.    Dönemin Deken hâkimi Hafız’ın yol masraflarını göndererek kendisini sarayına davet etmiş ve Hafız da gitmeyi kabul etmiş ancak Hürmüz limanına geldiğinde gemiye bineceği zaman büyük bir fırtınaya şahit olmuş ve gitmekten vazgeçmiştir. Hafız büyük bir ihtimalle 792/1390 yılında Şiraz’da ölmüş ve bugün Hafıziyye olarak bilinen yere defnedilmiştir.

Hafız’ın divanını ilk kez bir araya getiren kişi arkadaşı Muhammed Gülendam adlı bir şahıstır.  Hafız’ın şiirleri Osmanlı coğrafyasında ilgi ile okunmuş tercüme ve şerhler yapılmıştır. Surûrî, Şemî, Sûdî Bosnavî ve Mehmed Vehbî tarafından bütün divan şerhedilmiştir. Bunlar dışında tek bir gazel veya beyitler de şerhedilmiştir. Ayrıca Hafız divanı Feridi adlı biri tarafından manzum olarak tercüme edilmiştir.

 

Öğretisi

Şiirleri tasavvufi-irfani şiirin en fasih örnekleri olarak kabul edilen Hafız’ın herhangi bir tarikata veya şeyhe bağlı olduğuna dair bir bilgi mevcut değildir. Aynı dönemde yaşayan Şemseddin Abdullah Şirazi, İmâd-ı Fakih-i Kirmani, Seyyid Şerif Cürcânî, Nimetullah Veli, Hâce Ebü’l Vefâ el-Bağdadi ve Kemal Hucendî gibi şeyhlerle görüştüğünü tezkirelerde zikredilmiştir. Şiirlerinde hakikat yolunun kılavuzsuz aşılamayacağını defalarca dile getiren Hâfız’ın dönemin şeyhlerinden birine intisap etmiş olma ihtimali çok yüksektir.

Hafız şiirlerinde hem insanın ilahi boyutunu hem de beşeri boyutunu mükemmel bir şekilde anlatır. Şiirlerine göz attığımızda bir taraftan Kur’an hafızı olan şair uzlet gecelerinde Kur’an okuyan, hüthüt kuşunun rehberliğinde Anka’ya ulaşmaya çalışan, seher vakitlerinde yaptığı zikir ve duaların bereketiyle hazineler bağışlanan, en saf tasavvufi tecrübelerle sarhoş olan diğer taraftan mescitten harabata, dergah, mabed ve uzletten meyhaneye giden ve bütün işi kadehin dudakları ve gümüş tenli sakinin yanağı olan, bütün arzusu iki giran şarap içmek olan ve dönemin sosyal şartlarında şeyh, zahit ve müftüyü çok ağır bir dille eleştiren bir şahsiyettir. Hafız’ın şiirleri onun günlük yaşamının yansıması değil bilakis ruhsal ve zihinsel tecrübelerin yani düşünceler, hayaller, vesveseler, vakıalar ve onun melek ile hayvan arasında berzah âlemindeki insan makamındaki zihninde oluşan hadiselerin dolaylı olarak yansımasıdır.

 

Öne Çıkan Eserleri

  • Divan. Nşr. Perviz Natil Hanleri. Divan-ı Hâfız. 1359 Hş. Tahran: Bünyad-ı Ferheng-i İran.