​Web sitesi yüksek çözünürlüğü nedeniyle telefonlara uyumlu değildir; daha iyi bir sonuç için lütfen bilgisayarınızda kullanınız!

 Timeline

Kutbuddîn er-Râzî

1293 - 1365

14. yüzyılda yaşamış, İbn Sînâcı filozof ve mantıkçı

Açıklama :

İbrahim Halil Üçer. "Kutbuddîn er-Râzî". İslam Düşünce Atlası. https://www.islamdusunceatlasi.org
  • Necmi Derin. Kutbeddîn Râzî’nin Hayatı, Eserleri ve Felsefî Görüşleri. Yayımlanmamış Doktora Tezi. Ankara Üniv. S.B.E. 2008.
  • Necmi Derin. Kutbeddin Râzî ve Metafizik Anlayışı. Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 1 (XI, 2009). 131-155.
  • Ömer Türker. “Varlık ve Anlam: Bilgi ve Bilinenin Özdeşliği Üzerine -Fahreddin er-Râzî ve Takipçilerinden Hareketle Bir Değerlendirme”. Nazariyat İslam Felsefe ve Bilim Tarihi Araştırmaları Dergisi 3 (II, 2014). s. 35-50.

İsim

Kutbuddîn er-Râzî

Tam isim

Ebû Abdillah Muhammed b. Muhammed er-Râzî et-Tahtânî

Kısa Tanıtım

14. yüzyılda yaşamış, İbn Sînâcı filozof ve mantıkçı

Doğum Tarihi, Doğum Yeri, Ölüm Tarihi, Ölüm Yeri

d. 692/1293, Rey

ö. 766/1365, Dımeşk

Hocaları

Allâme Hıllî (ö. 726/1325)

Adûduddîn Îcî (ö. 756/1355)

Şemsuddîn Isfahânî 

Öğrencileri

Muhammed b. Mübârekşah el-Buhârî

Saduddin Teftezânî (?)

Ekol Mensubiyeti

Felsefe/Mantık/İbn Sînâcılık

Etkilendiği İsim ve Ekoller

İbn Sînâ

Fahreddîn er-Râzî

Esîruddîn el-Ebherî

Efdaluddîn el-Hunecî

Sirâceddîn el-Urmevî

Necmeddîn el-Kâtibî

Etkilediği İsim ve ekoller

Seyyid Şerif Cürcânî

Hacı Paşa

Şeyh Bedreddin

Ahmedî

Molla Fenârî

İletişim ve etkileşimde bulunduğu isimler

Kutbuddîn Şîrâzî (el-Fevkânî)

Sadruşşerîa Ubeydullah b. Mes‘ûd

Hayatı

İslam dünyasında genel olarak felsefe, özel olarak da mantık çalışmalarının altın çağını yaşadığı 13 ve 14. yüzyıllarda yaşayan ve Osmanlı felsefe-bilim geleneğinin teşekkülünde oldukça önemli bir rolü olan Kutbeddî er-Râzî 692/1293’te Rey’de doğmuştur. Daha sonra Dımeşk’e geçen Râzî burada meşhur Eş‘arî kelamcısı Adûduddîn el-Îcî, Şemseddîn el-Isfahânî’den, Rey civarında ise İbn Mutahhar el-Hıllî’den ders almıştır. Dımeşk’teki Zâhiriyye medresesinin üst katında bulunan aynı isimli arkadaşı Kutbuddîn eş-Şîrâzî’den ayırt edilmek için ismine “et-Tahtânî” nisbesi de eklenmiştir. Bilinen en meşhur öğrencisi, Seyyid Şerif Cürcânî, Molla Fenârî, Hacı Paşa, Şeyh Bedreddin ve Ahmedî gibi isimlerin hocalığını yapan İbn Mübârekşâh’tır. Kutbuddîn er-Râzî, 766/1365 senesinde Dımeşk’te vefat etmiştir.

 

Öğretisi

Kutbuddîn er-Râzî düşüncesi, İbn Sînâcı felsefe ve Müteahhir dönem Eş‘arî kelâmının kesişim noktasında bulunur. Onun yaşadığı 13. ve 14. yüzyıllar, İslam felsefe tarihi açısından önemli dönüşümler barındırır. Bu dönüşümler İbn Sina felsefesi ve Eş‘arî kelamı arasındaki etkileşimler açısından anlam kazanır. Buna göre İbn Sînâ, Eş‘arî kelamı üzerinde çift yönlü bir etkide bulunmuştur. Bunlardan ilki, metafiziğin konusu, nedenlik, atomculuk ve yöntem meseleleri etrafında kelamcılara yönelttiği güçlü eleştirilerdir. İbn Sînâcı ikinci etki ise İbn Sînâ felsefesinin, mütekaddimîn dönem kelamında aynı derecede içerilmeyen geniş bir külliyata sahip olmasıdır. Başta mantık olmak üzere, psikoloji, ahlak, matematik ve doğa bilimlerinin çeşitli alanları bunlar arasında yer alır. Gazâlî başta olmak üzere sonraki kelâmcılar İbn Sînâcı eleştirileri kelâmî bir perspektiften cevaplamaya, cevaplamakta yetersiz kaldıkları yerde ise eleştirilen meseleleri yeniden ele almaya yönelmiştir. İbn Sînâ felsefesinin kuşattığı, ancak kelâmın bazı yerlerde eksik kaldığı mantık, ahlak, psikoloji ve kısmen doğa felsefesi ve metafizik alanlarında ise bu alanları hem muhteva hem terminoloji olarak tevarüs etmiş, ancak kelâmın temel metafizik öncülleri etrafında bunları yeniden yorumlama yolunu seçmişlerdir. Sonuç olarak Gazâlî-Râzî çizgisi kelâmcıları bir yandan İbn Sînâ’nın özellikle yöntem eleştirileri etrafında kelâmı revize etmiş, diğer yandan müstağni kalamadıkları İbn Sînâ felsefesinin belirli alanlarını tevarüs ederek kendi metafizik öncüllerine göre yeniden yorumlamışlardır. Böylece ortaya “yeni” bir kelam ve kelâmın metafizik öncüllerine dayalı olarak eleştirilen ya da içselleştirilen “yeni” bir İbn Sînâ yorumu ortaya çıkmıştır. Başta Ebherî olmak üzere, Tûsî, Kâtibî, yer yer Hunecî ve Kutbuddîn er-Râzî gibi isimler, bir yandan bu “yeni” İbn Sînâcı yorumu “muhâkeme” ederek özgün İbn Sînâcı yorumu tespit çabası içerisine girmiş, diğer yandan Râzî ve takipçilerinin İbn Sînâ eleştirilerini cevaplamaya, kelâmın açtığı yeni alanlarda İbn Sînâcı sayılabilecek teoriler geliştirmeye çalışmışlardır. Bu çabalar güçlü bir felsefî yorum geleneği ve yeni teorik/terminolojik inşa ortaya çıkarmıştır.

Kutbuddîn er-Râzî süregiden bu çabaların zirve isimlerinden biridir. Onun yazdığı el-Muhâkemât beyne Şerhayi’l-İşârât Fahreddîn er-Râzî’nin Şerhu’l-İşârât’ı ile Nasîruddîn et-Tûsî’nin Şerhu’l-İşârât’ındaki yorumları büyük ölçüde İbn Sînâcı bir perspektiften muhakeme etme ve yeniden değerlendirme amacı taşır. Hunecî’nin öğrencisi Urmevî’nin Metâliu’l-envâr adlı mantık kitabına yazdığı Levâmiu’l-esrâr adlı şerh ise Fahreddîn Râzî ve Kâtibî arasındaki mantık tartışmalarını yeniden yorumlama, müteahhir dönemde gündeme gelen mantık meselelerini daha geniş bir teorik çerçeve içerisinde tartışma amacı güder. Eserin girişinde, mantık meselelerini Fârâbî ve İbn Sînâ’nın eserlerine dönerek yeniden ele almaya çalıştığı yönündeki ifadeleri, Kutbuddîn Râzî’nin çabalarının istikameti hakkında da açık bir fikir verir. Bu bakımdan, Kâtibî’nin yazdığı ve daha sonra medrese mantık müfredatının ayrılmaz bir parçası haline gelen eş-Şemsiye’ye yazdığı Tahrîru Kavâidi’l-mantıkiyye adlı şerh de aynı çerçevede değerlendirilmelidir.

Bu eserlerden ayrı olarak Kutbuddîn er-Râzî, Risâle Fî tahkîki’l-külliyyât’ta tanım-tanımlanan ilişkisi, tanımın parçaları, doğruluk, mutabakat, yükleme, mutlak mahiyet ve zihnî varlık gibi sorunları ele almış, İbn Sînâ’nın “farklı varlık seviyelerinde mahiyetin birliği” olarak ifade edilebilecek mutlak mahiyet düşüncesini tümellerle ilgili sorunlara uygulayarak kapsamlı bir tümeller teorisi geliştirmiştir. Onun Risâle-i Ma‘mûle fi’t-tasavvur ve’t-tasdîk’i ise bilginin tanımı ve kısımları, tanımın parçaları, tanımın birliği, önermenin parçaları ve türleri gibi meseleleri, konuyla ilgili kendisinden önceki tartışmaları da dikkate alarak yeniden yorumlama amacı taşır.

Kutbuddîn Râzî, öğrencisi İbn Mübârekşâh üzerinden Osmanlı düşünce dünyası üzerinde çok güçlü bir etki bırakmıştır. İbn Mübârekşâh’ın öğrencileri Molla Fenârî, Hacı Paşa, Şeyh Bedreddin ve Ahmedî Mısır’daki öğrencilikleri ertesinde İstanbul’a ve Anadolu’ya gelerek felsefî düşüncenin Osmanlı’daki gelişimine büyük katkılarda bulunmuşlardır. Yine İbn Mübârekşâh’ın öğrencisi olan Seyyid Şerif Cürcânî ise özellikle Şerhu’l-Mevâkıf ve Hâşiye-i Tecrîd gibi eserleriyle Osmanlı entelektüel geleneğinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

 

Öne Çıkan Eserleri

  • el-Muhâkemât beyne şerhayi’l-işârât.(;).İstanbul: Matbaa-i Amire, 1299. Ayrıca bkz. Tahkik ve tashih Muhammed Mecid Hadizade. -- Tahran : Merkez-i Neşr-i Miras-ı Mektub [Miras-ı Mektub], 2002/1381
  • Levâmiu’l-esrâr fî şerhi Metâlii’l-envâr.(Şerh ;).İstanbul 1303
  • Risâle fî tahkîki’l-külliyyât.(Üzerine yazılan şerhler: ;).Risale fî Tahkîki’l-Külliyât : tümeller risalesi ve şerhleri (eleştirmeli metin-çeviri-tıpkıbasım. 1. Molla Hanefî et-Tebrizi,;).766/1364; şarihler Molla Hanefi et Tebrizi, Emir Hasan er-Rumi ; çeviren Ömer Türker. -- İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 2013. 2. Emir Hasan er-Rûmî.
  •  Risâle-i Ma‘mûle fi’t-tasavvur ve’t-tasdîk.(;).İstanbul: Hacı Muharrem Efendi Matbaası, 1364. Ayrıca bkz. tahkik Mehdi Şeriati.--Beyrut: Darü’l-Kütübi’l-İlmiyye, 2004/1425
  • Tahrîru’l-kavâidi’l-mantıkiyye fî şerhi’ş-Şemsiyye.(Şerh;).Dersaâdet: Arif Efendi Matbaası, 1364
  • Şerhu’l-Hâvî.(Şerh;).Süleymaniye Kütüphanesi (Ayasofya) no: 4846
  • Şerhu Müşkilâti’l-Keşşâf.(Şerh;).Süleymaniye Kütüphanesi (Fatih). no: 621.